Başbakan R. Tayyip Erdoğan, UETD'nin 10. kuruluş yıldönümü merasiminde konuştu.

Başbakan R. Tayyip Erdoğan, UETD'nin 10. kuruluş yıldönümü merasiminde konuştu.

Başbakan R. Tayyip Erdoğan, UETD'nin 10. kuruluş yıldönümü merasiminde konuştu.

UETD'nin yurtdışındaki Türk diasporamız için ne kadar önemli bir STK olduğunun vurgulanmış olması açısından diaspora olma bilincini önemseyen tüm Finlandiya Türklerini ilgilendiren bir konuşma.

Yurtdışındaki kendi diasporasının mensuplarına kendi memleketlerinde bu çapta büyük bir kitle organizasyonuyla hitap eden dünyadaki tek ülke başbakanı olması, en az konuşmanın kendisi kadar anlamlı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Avrupalı Türk Demokratlar Birliği'nin (UETD) kuruluşunun 10. yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlikte Avrupa'da yaşayan vatandaşlarımıza hitap etti.
Başbakan Erdoğan, "Türkiye'nin sizlere selamı var. 77 milyon kardeşinizin sizlere selamı var. Türkiye'deki akrabalarınızın, dostlarınızın, yakınlarınızın sizlere selamı var. Sanmayın ki sadece sizler gurbettesiniz. Sizlerin hasretiyle sizlerin özlemiyle inanın, on yıllardır bizler de gurbeti içimizde yaşıyoruz. Sizin hasretiniz kadar bizler de içimizde hasret taşıyoruz" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, gurbettekilerin çok büyük çileler çektiklerinin, sıkıntılara maruz kaldıklarının altını çizerek, şöyle devam etti: "Ama direndiniz, tahammül ettiniz, sabrettiniz. Gurbeti, kendiniz için sılaya tahvil ettiniz. Şunu bilin ki; millet olarak sizlere minnettarız. Millet olarak her birinize tek tek müteşekkiriz. Milletçe, her birinizle gurur duyuyor, her birinizle iftihar ediyoruz. İşte bugün bir kez daha, sabrınız için, dirayetiniz için, ahde vefanız için, şahsım, ülkem ve milletim için sizlere gerçekten teşekkür ediyorum. Emeğinizle, alın terinizle, vakarınızla 50 yılı geride bıraktığınız, geride onur ve gurur dolu bir 50 yıl bıraktığınız için her birinize teşekkür ediyorum. Rabbim, sabrınızı, tahammülünüzü arttırsın. Rabbim, hasretinizi hafifletsin. Rabbim, sizleri de bizleri de muhafaza eylesin dua ediyorum."
"Referansımız, demokrasi, hukuk ve barış olacak"

Kuruluşunda ve geride kalan 10 yılda olduğu gibi bundan sonra da UETD'yi başarılarla dolu bir gelecekte izlemeye yanlarında olmaya devam edeceklerini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şunu unutmayın kardeşlerim, birlikten kuvvet doğar. Biz, Türkiye'de olduğu gibi, burada da, merhum Hacı Bektaş Veli'nin deyimiyle, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Referansımız her zaman demokrasi olacak, hukuk olacak, barış olacak.
"Yüzyıllar boyunca Almanya ile aslında kader ortağı olduk"

Bu sene, Birinci Dünya Savaşı'nın başlangıcının 100'üncü yılı olduğunu anımsatan Erdoğan, bunun hem Türkiye hem Almanya için çok büyük anlam ifade ettiğini söyledi.
Erdoğan, 1914 yılında, Osmanlı Devleti'nin, Almanya ile Birinci Dünya Savaşı'nın tarafı olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Çanakkale'de, Kafkasya'da, Hicaz ve Yemen'de, Sina ve Filistin'de, Irak'ta, Galiçya'da dedelerimiz çok zor şartlar altında savaştılar. Osmanlı Devleti'nin topraklarını savunduğu hemen her cephede, Türk zabitlerinin yanında Alman subayları da vardı. Almanya ile birlikte çok ağır bedeller ödediğimiz bu savaşın ardından, Türkiye Cumhuriyeti devleti kuruldu. Biz, yüz yıllar boyunca Almanya ile aslında kader ortağı olduk. Sadece savaşlarda değil, ekonomi mücadelesinde, kalkınma mücadelesinde Almanyaile yoğun iş birliği yaptık. Şu anda da yapıyoruz. 1960'larda yeniden inşa edilen Almanya'ya, Anadolu'dan, Trakya'dan gelen vatandaşlarımızın emeğiyle, alın teriyle destek verdik. İşte karşımda onları görüyorum ama sizin babalarınız buraya 60'lı yıllarda geldiler, bu işin temellerini attılar. Türkiye'den işçi olarak gelen vatandaşlarımız, burada sadece işçi olarak kalmadılar. Almanya'da 80 bin işletme açtınız. 40 milyar avro ciroya ulaştınız, 400 bine yakın istihdam sağladınız. Sadece ekonomide değil, siyasette de vazifeler üstlendiniz. Almanya'da bakan olarak vazife yapan Türkler oldu. Federal parlamentoda, eyaletlerde milletvekillerimiz oldu. Sanatta, sporda, bilimde öne çıkan, çok önemli başarılara imza atan insanlarımız oldu. Sizin bugün buradaki varlığınız, başarılarınız, Türkiye ile Almanya'nın iş birliğine de çok olumlu şekilde yansıdı."

İki ülke arasındaki ticaret hacminin 30 milyar avronun üzerine çıktığına değinen Erdoğan, şunları söyledi:

"Uluslararası yatırımlarda Türkiye ve Almanya hep ilk sıralarda yer aldılar. İşte bakın şimdi G-20'de beraberiz Almanya ile ve şu anda Türkiye dünyanın en büyük ekonomileri arasında 17. sırada. Şu anda 16'ya doğru tırmanıyoruz. Çok daha enteresan bir şey söyleyeceğim, her yıl 4 milyon Alman turist Türkiye'yi tercih etti, hatta çok sayıda Alman vatandaşı Türkiye'ye yerleşti. NATO'da, AGİT'te, Avrupa Konseyi'nde Almanya ile örnek bir iş birliği sergiliyoruz. Avrupa Birliği sürecinde, sizler sayesinde, burada yaşayan vatandaşlarımız sayesinde Almanya'nın çoğunlukla desteğini alıyoruz. Bu ilişkileri her alanda inşallah çok daha ileri seviyelere taşıyacağız. Hem Türkiye'nin hem Almanya'nın kalkınması için, büyümesi için, daha güvenli, daha huzurlu ülkeler olması için, her aşamada birlikte hareket etmeyi önemsiyoruz."

Başbakan Erdoğan'ın burada yaptığı konuşmasında öne çıkan diğer başlıklar şöyle:

-Biz, AB’ye tam üye olmayı önüne bir hedef olarak koymuş, bunun için samimi olarak çalışan bir ülkeyiz. Bütün engellemelere, yapılan haksızlıklara rağmen, reformlarını kararlılıkla yapan bir ülkeyiz. Dostlarımız bizden korkmasın, bizden çekinmesin. Barıştan başka, demokrasiden, hukuktan, insanca yaşam şartlarından başka hedefimiz yok bizim.
-Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları Ağustos ayındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ilk kez bulundukları ülkelerde oy kullanabilecekler.
-Almanya'da 80 bin işletme açtınız, 40 milyar avro ciroya ulaştınız, 400 bin istihdam sağladınız.
-Şu anda ikili ticaret hacmimiz 30 milyar avronun üzerine çıktı. G20'de Almanya ile beraberiz. 16. sıraya tırmanıyoruz.
-Artık Türkiye, siyasetiyle, ekonomisiyle, insanıyla, misyonuyla, değerleriyle Avrupa’nın bir parçasıdır. Avrupa, özellikle de Avrupalı siyasetçiler bunu artık görmek, kabullenmek durumundadır. Avrupa siyasetinin sorunları, Türkiye kullanılarak değil Türkiye ile çözülür.
-Mavi Kart ile ilgili çalışmalarımız son noktaya geldi. İnşallah fevkalade bir durum olmazsa Meclis kapanmadan yasal düzenlemeyi yapıyoruz, bunu da Meclisimizinden geçireceğiz.
-Köln'deki protesto gösterilerine yönelik olarak "Onlar da bizim vatandaşlarımız. Onlar da bizim kardeşlerimiz. Hiçbir provokasyona mahal vermeden, sağduyu içinde, soğukkanlılık içinde evlerimize döneceğiz. Vakarımızı, ağır başlılığımızı azami derecede sergileyecek, karalama kampanyalarına fırsat tanımayacağız. Türkiye’deki olaylar burada nasıl kışkırtma için kullanılıyorsa buradaki olaylar da aynı şekilde kışkırtma amacını taşıyor. Hiçbirimiz bu tuzağa düşmeyeceğiz. 77 milyon Türkiye’de kardeş iken, yurtdışında da kardeşliğimizi en güçlü şekilde muhafaza edeceğiz.
-Küresel meselelerde söz söylemek bizim de hakkımız. Artık gündemi belirleyen bir Türkiye var.
-Yeni Türkiye'yi artık herkes kabullenmek zorundadır. Ekonomisi, dış politikasıyla herkes görmek hazmetmek zorunda.
-AB'ye üyeliği hedef olarak samimiyetle önümüze koyduk. Dostlarımız çekinmesin, demokrasinin gelişmesinden korkumuz yok.
-Özgürlükleri büyütmeye devam edeceğiz, Avrupa değerlerini ülkemize taşımaya devam edeceğiz.
-Avrupa içinde yükselen ırkçılığın panzehiri inanın Türkiye olacaktır. Medeniyetlerin buluşma zemini Türkiye olacaktır.
-Türkiye misyonuyla, değerleriyle Avrupa'nın bir parçasıdır. Avrupa siyasetçileri bunu görmek zorundadır.
-Bulunduğunuz ülkelerin dillerini çok iyi öğrenin. Kültürünüzü asla sekteye uğratmayın ama Almanya'da yabancı gibi durmayın.